AİLE TERAPİSİ SEANS ÖRNEĞİ / SANDRO VAKASI
9/11/2009 ·
Aşağıda Maurizio Andolfi'nin İnteraksiyonel Terapi ekseninde gerçekleştirdiği bir aile terapisi sürecinin ilk seansı aktarılmaktadır.
SANDRO VAKASI : EPİLEPSİ NEREDE?
Sandro, 12 yaşında bir erkek çocuğu idi ve 4 yaşından bu yana epileptik rahatsızlıktan muzdarip durumdaydı. Farmakolojik tedavi, birkaç yıl boyunca, açık bir klinik tablo göstermeksizin hastalığını başarı bir şekilde kontrol altına almıştı. Bu vaka kısa süreli birkaç bireysel psikoterapi uygulamasından sonra aile görüşmesi için yönlendirildi. Annesi , Sandro’nun davranışlarını küstah ve zorbaca olarak tanımlıyor, özellikle son 2 yıl zarfında zamanının çoğunu ev dışında geçirmeye başladığını söylüyordu. Terapiste telefon eden annedir. Anne, Sandro’nun iyileşmeyen hastalığı hakkında kötümserdir ve kendisini de tükenmiş hissetmektedir. Sandro, annesinden, kendisini yıkayıp giydirmesini, özel yemekler hazırlamasını istemekte ve genellikle eziyet edercesine davranmaktadır. Aile konsültasyonunu Sandro’yu tedavi eden nöroloğun önerdiğini belirtmişti anne. Sonrasında, kocasının görüşmeye geleceğine pek ihtimal vermediğini, kendisinin de görüşme hakkında iyimser olmadığını söyledi. Birkaç kere, ‘epilepsi meselesinin’ Sandro’nun önünde tartışılmaması gerektiğini aktardı. Çünkü ‘çocuk bunun hakkında bir şey bilmemeliydi’
Annenin şüphelerine rağmen Valeri ailesi ilk seansa gelir. Baba, anne, Sandro, Piero (17 yaşındaki erkek kardeşi) ve Sandro’nun teyzesi (dul kaldığından bu yana aile ile yaşamaktadır.)
İlk yarım saat içerisinde tablonun, annenin telefonda tanımladığından çok daha karmaşık olduğu görüldü. Anne telefonda söylediklerini doğrulamakla beraber şimdi, (zorbaca davranışlar bağımsız davranışlara dönüşmüşcesine) ondan iftihar eder gibi gözükmektedir. Sandro’nun davranışlarını haklı çıkarmak için hastalık mazaretini kullanmaktadır.
Teyzesi Sandro’ya adeta tapmakta ve her istediği şeyi yapmasına izin vermektedir. Ayrıca onunla aynı odada yatmaktadır, ‘çünkü gece ani bir kriz geçirebilir!’ (Böyle bir şey bugüne dek hiç olmamış.) Yalnız yatamıyordu, ağabey ile yattıklarında ise kedi köpek gibi dalaşıyorlardı. Bu nedenle Sandro ile teyzesi yatıyordu.
Anne Piero’yu sabırlı makul olgun olarak tanımlamaktadır. Sandro ve Piero seans sırasında geçekten kedi ve köpek gibi davranmaktadırlar. Birbirlerini düşmanca bir tutumla izlemekte seans sırasında birbirlerini tahrik etmektedirler. Kardeşlerin olumlu ilişkisi, anne ve teyze ile olan ayrı ayrı ittifaklarından dolayı tıkanmaktadır.
Baba inşaat danışmanıdır, vaktinin büyük bölümü iş yerinde geçmektedir. Ayakları yere basan, makul bir insan gibi gözükmektedir. Şimdiye kadar Sandro’nun bir seansına ilk defa katılmıştır ve işbirliği yapmaya çok gönüllüdür. Babanın iddiasına göre , çocuğun ‘hastalığı’ annenin tutumu ve teyzenin onu ‘şımartması’ yüzünden olmuştur. Baba, annenin , sürekli oğlundan şikayetçi olduğu halde değişmez bir tavırla her şeyde onu desteklediğini belirtmektedir. Yine ona göre, teyze onu şımartmakta, kendi akranlarından daha zayıf olduğu için korumacı davranmaktadır. Açıktır ki baba sadece Sandro hakkında değil, karısı, baldızı ve onların ilişkileri hakkında da konuşmaktadır.
Terapist, Sandro’ya babasının yorumları hakkındaki düşüncelerini sorduğunda , Sandro babasına hak verdi. Sandro’nun, hastalığının interaksiyonel koşullarda ortaya çıktığını (annesinin tutumu ve teyzesinin şımartması) kabul etmesi çok önemlidir, ve terapiste üzerinde çalışabileceği potansiyel bir alanı gösterir.
Sandro, bir yandan aileye açıkça hükmetmek için kaprisli davranmakta, diğer yandan ise kendisi için ‘daha uygun’ bir yaş seviyesine regrese olarak ikincil kazançlar sağlamaktadır.
Bu interaksiyonel koşullarda problem artık, terapinin geri kalan kısmında mevzu bahis olamayan Sandro’nun ‘sara’sı değildir. Ne de Sandro’nun davranışı rahatsız edicidir. (ki önceden hastalığının doğrudan bir sonucu gibi görülmüştü)
Sandro’nun ‘uygunsuz ve yetersiz’ davranışları ailenin yetişkin üyeleri ve buna ek olarak kardeşler arasındaki bir dizi etkileşim ve çatışmanın sonucu olarak görülür.
Bu yüzden terapinin temel alanı, ailenin sunduğu problemi kabul ederek (ancak anlamını genişletip değiştirerek) aileye bir alternatif sunmaktır.
Aşağıdaki diyaloglar ilk seans görüşmesine aittir.
TERAPİST (babaya dönerek): Sandro’nun problemi hakkında senin kendine has düşüncelerin olduğuna dair bir izlenimim var. Durumu daha iyi resmedebilmem için bana yardımcı olabilir misin?
TERAPİST: Sandro, senin teşhisinle ‘şımartılmış’ olduğunu kabul ettiğini söyledi. Bir baba ve oğlun aynı şey üzerinde uzlaşması olumlu bir şeydir.
TERAPİST: Şimdi senden Sandro ile bu şımartılma konusunu konuşmanı istiyorum, özelliklede bunun aile içindeki somut anlamını ve bir çözüm yolu bulup bulamayacağınızı.
TERAPİST (annesi ve teyzesi arasında oturan Sandro’ya dönerek) : Neden sandalyeni alıp babanla yüz yüze oturmuyorsun? Böylelikle seni daha rahat dinleyebiliriz.
BABA: Annenle harçlığını artırmayı konuşabiliriz. Ama sende teyzene gitmeyi bırakacaksın.
TERAPİST (Babaya): Görüyorum ki Sandro’dan ne istediğini iyi biliyorsun. Bu bahsettiğin şeyleri aranızda yazılı bir sözleşme haline getirmek için Sandro’ya sormayı düşünüyorum.
(Babası ile bir sözleşme fikri Sandro’yu açıkça memnun etti).
Ama önce annenin ve teyzenin fikrini de almak istiyorum. İşbirliği yapmazlarsa kontratın işleyip işlemeyeceğini bilemem. Ne düşünüyorsunuz?
BABA (Anneye): Sandro’nun bebek gibi davranmayı bırakmak zorunda olduğu konusunda benimle aynı fikirde misin? Ama ona her istediğini yapması için izin vermeyi bırakmalısın, Piero ile aynı yemekleri yemeli, şikayet etmeyi bırakmalı, kendi temizliğini kendisi yapmalı, tamam mı?
ANNE (Kırgın): Sandro büyürse kesinlikle mutlu olacağım, ama bu durumda sende bir şeyler yapmak zorunda kalacaksın. Sen asla evde olmadığından onun saçmalıkları ile ben uğraşmak zorunda kalıyorum ve bundan bıktım , tamam mı? Oğlun benimle bir kamyon sürücüsü gibi konuşuyor, bu lisanı nereden öğrendiğini hayal bile edemiyorum. Evin etrafında iken bile ona bir şey sormaya kalkmıyorum, benim için gidip ekmek dahi almayacaktır. Eğer Piero bana yardım etmese, bununla nasıl başa çıkarım bilemiyorum. (Piero’ya iftihar ile bakar)
TEYZE (Melek gibi bir sesle): Ama Ada, anlamalısın Piero, Sandro’dan 4 yaş büyük. ‘Ufaklığın’ ihtiyacı olan şeyleri almasına izin vermelisin.
SANDRO: Bak hele şuna , aileniz azizi.! Peki sen harçlığınla neler alıyorsun?
ANNE: Evde daha fazla vakit geçirirsen çok mutlu olacağım. Problemi bütünüyle sana devretmekten zevk duyarım.
BABA (Sandro’ya): harçlığını günde 50 cent arttıracağım. Kendin için harcayabileceğin biraz paran olmalı diye düşünüyorum, ama şu şartla, şimdiye kadar yaptığın gibi teyzene sıkıntı vermeyeceksin ve anneni deli etmeyeceksin.
(Baba terapistin sözleşme yapmakla ilgili önerisini anlamış ve şartları listelemeye başlamıştır)
BABA (Teyzeye): Elenora, ona şeker ve çukulata vermeyi bırakmalısın, bunlar midesini mahvediyor.
TEYZE: Ara sıra birazcık sütlü çukulatanın ne zararı olacağını anlamıyorum!
PİERO (Yüksek sesle): Ara sıra mı?! Sandro senin dükkana gelip gün boyunca midesini çukulata ve şekerle dolduruyor.
SANDRO (Kardeşine, öfkeyle): Sen kendi işine bak!
TEYZE (Babaya): Zaten, daha fazlasını yapmak istemiyorum. Sen onun babasısın, ama hala onu yaramazlıkları ile ele almaman gerektiğini düşünüyorum. O diğer çocuklara oranla çok hassastır.
(Teyze, Sandro’nun epileptik durumunu mu, yoksa ailenin yetişkin üyeleri tarafından korunma ihtiyacını mı ima etmektedir? Sistemdeki rolünü devam ettirmek için Sandro’nun çocuk gibi kalmasını ister görünmektedir. Eğer Sandro olgunlaşır ve bağımsız hale gelirse, erişkinler kaçınılmaz biçimde kendi aralarındaki problemlerle uğraşmak zorunda kalacaklardır.)
Seansın bu sürecinde aile interaksiyonlarından ortaya çıkan önemli öğelerin bir kısmını analiz edebiliriz.
Sandro-Teyze/Anne-Piero arasındaki ittifakların asgari 4 pratik sonucu vardır.
1. Koalisyonlar kardeş alt-sistemi içinde pozitif ilişkilerin gelişmesine müdahale etmektedir. Sonuç olarak , Sandro ve Piero, ‘hasta evlat’ ve ‘normal evlat’ sterotipik rollerine uygun davranarak birbirleri ile kavga ederler. Sandro’nun durumu (rolü) epileptik hali ile açıklanır.
2. Babayı ailenin yaşam alanı dışında bir pozisyonda tutmaktadırlar. O da kendisini ailedeki ittifakların dışında tutarak bu sirküler süreci pekiştirir.
3. Sandro’nun özerkliğini kazanmasını engellerler. (Piero’nun durumu farklıdır, o gerçekten bağımsız görünmektedir. Sandro’nun organik rahatsızlığı, yaşına uygun bir özerkliğe ulaşmasını engelleyen ya da geciktiren bir bahane olmuş olabilir.)
4. Ailenin yetişkin üyeleri arasındaki bir yüzleşmeden, çocuklardan birinin günah keçisi olması hasebi ile kaçınılmış olur.
Babanın, Sandro’yu daha fazla özerklik kazanabilmesi için teşvik edebileceğini gören terapist, seans sırasında baba-oğul arasındaki ilişkiyi cesaretlendirmiştir. Yine de aile içi ilişkilerde başka değişiklik olmazsa Sandro daha fazla otonomi kazanamaz.
Eğer baba evde daha fazla vakit geçirmeye başlarsa, bu muhtemelen yeni interaksiyonel paternleri etkin hale getirecektir. Ancak bu durumda bir günah keçisi aracılığı ile katlanılabilen evlilik ilişkisini yürütebilecek bir zemin sağlanamayacaktır. Terapist Sandro’nun daha fazla özerklik kazanması için yeni yollar araştıracak, aile dinamiklerini tam olarak anlamaya çalışacak ve Sandro ile Piero arasındaki ilişkiyi değiştirmeyi deneyecektir. ( aslında Piero, Sandro’ya yardımcı olabilirdi, eğer onları birleştirmekten çok ayıran ittifaklara dahil edilmeseydi)
Eğer Teyze, ‘küçük çocuk’ üzerinden elde ettiği tatminden vazgeçmek durumunda kalırsa, yeni bir duygusal tatmin kaynağı bulmak zorunda kalacaktır. Oturum esnasında bir vazifenin tayini, terapötik sistemin pragmatik bir tanımını üretir. Bu tanım açıkça terapistin, aile problemlerine hazır çözüm uygulama umudunu dışarıda bırakır. Seansta aktive edilen bu durum, terapötik sözleşme için sorumlulukların yeniden paylaştırılmasını sağlar.
(*) Family Therapy / An Interactional Approach Maurizio Andolfi
Çeviren: Klinik Psikolog Oktay Şılar.

